BU SAVAŞIN SUÇLUSU KİMLER?

Günlerden beri bir savaştır sürüyor Rusya ile Ukrayna arasında. İki yan da çok zarar görüyor. Pek çok bina, tank, uçak vuruluyor. Pek çok asker ve sivil vurulup ölüyor. Yaralılar perişan. Ukrayna’ya bir nedenle gelmiş on binlerce, yüz binlerce yabancı barınaksız, aç susuz kalmış, ülkelerine dönmenin gayreti içinde, imdat istiyor.  Bizler savaş ortamından çok uzaktayız. İnsan olarak olup bitenlerden büyük üzüntü duyuyoruz. “BARIŞ, HEMEN ŞİMDİ!” diyoruz…

“Barış, Hemen  Şimdi!.” diyoruz; insanlığın büyük çoğunluğu da aynı şeyi söylülor ama barış olmuyor işte. Çünkü insanların bir kısmı ise “Savaş, Hemen Şimdi!” diyor. Ve onların sesi daha gür çıkıyor.  Onların dediği oluyor sonuçta. Çünkü onların çıkarı var savaşlarda. Onlar savaşanlara silah satarak para kazanıyor, çok para kazanıyorlar. Savaşlarda ölenler onların çocukları değil,  yıkılan onların evleri, sarayları değil. ağlayan gözler onların değil.  Halkın hali kimin umurunda?

Savaş kışkırtıcıları dünyanın savaşsız günlerinde çok mutsuz olurlar. Barış ortamını dünya dışı etmek için  ajanlarını, medyalarını, dolarlarını hizmete sokarak satın alabilecekleri devlet adamlarını, siyasetçileri  savaşın gerekliliğine inandırma yarışına girerler.  Sadece onlar mı? Dünyaya egemen olmak isteyen devlet yöneticileri de! Bir yandan silah tacirleri, bir yandan dünyayı ele geçirmek isteyen megalomanlar  el birliğiyle, güç birliğiyle, gönül  birliğiyle işe koyulup dünyayı karıştırmaya koyulurlar.  Ya  gözlerine kestirdikleri küçük lokmaları yutmak, ya büyük rakiplerini zora sokmak için her türlü oyunu kurarak savaşa sokup  ardından güya barışı sağlamak için olaya müdahale ederler.

İkinci Dünya Savaşından sonra kapitalist sömürü düzenini korumak için ABD’nin öncülüğünde kurulmuş olan Nato, komünist sistemin yarışı kaybetmesiyle hedefsiz, rakipsiz kalmış, dolayısıyla varlık nedenini yitirdiğinden ortadan kalkmış olmalı değil miydi? Ama, hayır, ortadan kalkmak bir yana, Sovyetler Birliği’nin dağılması üzerine  ondan ayrılan küçük devletleri kendine bağlayarak Rusya’yı kuşatmak gibi bir politikaya yöneldi.

Rusya, ABD’nin bu girişimini kendi güvenliği açısından büyük bir tehlike olarak görmeye başladı. Bu nedenle Ukrayna’nın Nato’ya katılmasını önlemek için kendince haklı ve doğru gördüğü girişimlerde bulundu.  Sonuç mu? Sonuç ortada! İki tarafın ölenlerine de yazık. Kapitalızmin filleri tepişiyor, iki tarafın çimenleri ezilip gidiyor. Üstelik dünyanın tüm yoksulları da savaş bahanesiyle azgınlaşan enflasyonun altında daha derin bir çaresizlik içinde  daha aç kalıyor ve daha yoksullaşıyor.

Suçlu mu? suçlu kimin umurunda…

 

 

Bir Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.