CHP’Lİ İLÇE, İL VE BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE YÖNETİMLERİNE ÖNERİLERİMDİR:

Ulusumuza, yurttaşlarımıza, hakka, hukuka, adalete saygıda ve hizmette kusur etmeyeceğinize inandığım sevgili belediye yönetimlerimiz; Bildiğiniz üzere Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları, emperyalist güçlerin ve onların işbirlikçisi Sultan Vahdettin’in engellemelerine karşın ulusal egemenliği fiilen kurarak 23 Nisan 1920’de Büyük Millet Meclisini açmış, 29 Ekim 1923’te ise Cumhuriyet’i ilan etmişlerdi. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranların amacı, ulusumuzu bilimin yol

İNSANIN BEKLENTİLERİ, ÇEVRENİN BEKLENTİLERİ – 1

İnsanın dünyadaki varlığı, annesinin genellikle dokuz ay on gün süren bir gebelik süresinden sonra doğum sürecini izleyen ilk nefes alışıyla başlar. Annenin karnında attıkları tekmeler bir yana bırakılırsa, bebeklerin çevreyle ilk iletişimleri, doğar doğmaz aldıkları ilk nefesi izler. İlk nefesle aldıkları havadaki oksijen solunum yollarını öyle yakar ki başlarına gelen bu beladan kurtulmak için keskin

BEN’DEN BİZ’E YÜKSELMEK

Çocukları bilirsiniz. Çevrelerindeki varlıkları tanımaya başlar başlamaz her şey onlarındır. Başta anneleri olmak üzere hiç bir şeyi başkalarıyla paylaşmak istemezler. Bu, annelerinin sütünden ve şefkatinden, kucağından, oyuncaklarından çevresindeki ilgi çekici nesnelere kadar her şey için geçerlidir. Kardeşleri dünyaya geldiğinde yaşamları boyunca sürecek bir kıskançlık duygusuyla dolar yürekleri. Zamanla kardeşleriyle paylaşmayı kabullenseler de, bu duygu hiç

CHP’Lİ BELEDİYE YÖNETİMLERİNE YENİ ÖNERİLER. 2

CHP’lİ İlçe, İl ve Büyükşehir Belediyelerinin Saygıdeğer Yöneticileri, Halkımızın ekonomik, kültürel, sosyal değişik kesimlerinden yurttaşlarla yaptığım görüşmelerden edindiğim kanaatlere dayanarak kısaca değerlendirmenize sunmayı uygun bulduğum öncelikli sorunlar ve bunlar için çözüm önerilerim şunlardır: 1- Bütün yurttaşlarımızın sağlığından sorumlu olduğu gibi köylerimizde yaşayan insanlarımızın sağlığından da sorumlu olan merkezi yönetimin bu sorumluluğunu yok saydığı bilinmektedir. Kırsaldaki

SEVGİLİ İNSANLAR, GÖREV BAŞINA !

Birkaç gün önce iki bayram yaşadık sevgili insanlar: Önce 31 Mart 2024 günü akşamı demokrasi bayramı, birkaç gün sonra da şeker bayramı… Her iki bayram da halkımıza kutlu olsun. Şeker bayramı her 355 günde bir kutlanıyor halkımızca. İyi de oluyor. Küsler barışıyor; yaşama savaşı içinde sağa sola savrularak ailelerinden uzak kalan pek çok insan, bayram

AHLAK, ETİK VE HUKUK SİZE DOĞRU SÖYLEMEYİ EMREDİYORSA…

Sevgili İnsanlar; Bildiğiniz üzere aile bireylerimiz, günlük yaşamımızda muhatap olduğumuz insanlar, içinde yaşadığımız toplum, devlet ve tüm insanlık bizden ahlak, etik, hukuk ve nezaket kurallarına uymamızı isterler. İnsanlar ancak bu kuralların geçerli olduğu toplumlarda huzur, refah ve güvenlik içinde yaşadıklarını hissederler. Eğer kurallara uyulmadığına tanık olurlarsa can, mal ve namus güvenliğinden yoksunluk duygusuna kapılırlar. Bu

KENDİNİZ Mİ OLMAK İSTERDİNİZ, “BAŞKALARI GİBİ” Mİ?

Günlük yaşamımızda tanıştığımız ya da tanıdığımız kişiler hakkında ister istemez birtakım değerlendirmeler yaparak onarı ya “metelik etmez” kişiler ya da bilgili, kültürlü, becerikli, kibar, işinin ehli, saygıdeğer insanlar olarak değerlendiririz. Hatta kimimiz yanlış bir değerlendirmeyle onları taklit etmeye kalkışırız. Tanıma – tanışma şansımızı doğru kullanacak kadar aklı başında olanlarımız o değerli insanların olumlu yanlarını örnek

İNSANIN BEKLENTİLERİ, ÇEVRENİN BEKLENTİLERİ (AHLAK VE ETİK) – 4

insanın beklentileri, çevrenin beklentileri başlığı altında gençlerin çevreden beklentileri ile çevrenin gençlerden beklentilerine ilişkin bazı hususlara değinmiştim. (Ahlak ve Etik) başlıklı bu son bölümde ise her yaşta ve her başta insanların birbirlerinden beklentilerine ve bu beklentilerin gerçekleşmesinin toplum üzerindeki etkileri üzerinde durmaya çalışacağım: Çevreyi ya da bu sözcükle kastettiğim toplumu oluşturan bireylerin her biri canının,

İNSANIN BEKLENTİLERİ – ÇEVRENİN BEKLENTİLERİ – 3

Bebeklerin büyüme ve gelişmesi anlık bir olay değil, bir süreç olduğu için bebeğin bünyesindeki  gelişme ve değişimlerini  anlık olgular olarak fark edemeyiz. Bunları ancak zaman içinde  fark edilebilir boyutlara  geldiklerinde algılarız. Gün gelir, bebek  rahatsızlıklarını ve ihtiyaçlarını çığlıklarla, ağlamalarla değil, usul usul öğrendiği  işaretlerle, sözcüklerle  anlatmaya başlar ve bu aşamada ancak sözlü anlatımından sonuç alamazsa

İNSANIN BEKLENTİLERİ – ÇEVRENİN BEKLENTİLERİ 2.

Bu konudaki ilk yazımda bir bebeğin doğumla başlayan beklentilerine değinmiştim. Ancak doğumla başlayan yalnızca onun beklentileri değildir. Çevresindeki ilgililerin de ondan beklentileri vardır: Örneğin bebeğin sessiz, sakin, sağlıklı, uslu olmasını, ağlayıp kimseyi rahatsız etmemesini vs. beklerler. Bunları beklerken bebeğin bu kavramlardan habersiz olduklarını bilmezler… Ben bu bilmezliğin yol açtığı bir vahşete bir banliyö treni yolculuğunda